5

Aralık
2014

Domainlerde Hassas Marka Tartışması: Markalar Domainimi Benden Alabilirler Mi?

Paylaş!: Facebook'ta Paylaş! Twitter'da Paylaş! MySpace'te Paylaş!
Yazar: Gökberk Durmaz  |  Kategori: İnternet, Webmaster  |  Yorum: 1 

markaDünya’da birçok örneğini gördüğümüz marka davalarından en çok etkilenenlerin başında domainler geliyor. Bir domain içerisinde bir markanın, markanın okunuş halinin, benzerinin geçiyor olması firmaların bu domain sahiplerine karşı yasal yolları kullanmaya başlaması ile sonuçlanıyor. Konumuzda işleyen yasal süreçlerin çok fazla ayrıntısına girmeyeceğiz, bunu konunun uzmanlarına bırakıyoruz, ancak şu sorular çerçevesinde konuyu değerlendirmeye alacağız: “domain davalarında nelere dikkat ediliyor?“, “yaptığınız marka ihlali mi, değil mi?“, “marka ihlali, kötüye kullanım gibi kararlar verilmesinde etken olan özellikler neler?“. Belki de “hiç alakaları yok, onlar böyle yapıyor ben böyle” diyor olsanız da kötüye kullanım, haksız kazanç elde etme gibi suçlamalarla karşı karşıya gelebilirsiniz.

Yazımıza başlamadan önce şunu belirtmek isteriz ki aşağıda bazı durumları örneklerle açıklamaya çalıştık. Ancak yine de hiçbir durum için marka tarafından yasal sürecin başlatılıp başlatılmayacağını, mahkeme sonuçlarının ne yönde gelişeceğini söylemek mümkün değil.

Tabii marka ihlalinden bahsedebilmemiz için öncelikle bir marka tescilinin ortaya konulması şart. Bir sektöre ait elinizde marka tescili var ise o markanın kullanım hakkı o sektörde size aittir diyebiliriz. Aynı, benzer marka adı ile aynı sektörde başka bir kişinin bir domain alması, işletmesi halinde dava açılabilir. Çalışma sektörü değişirse eğer işte o zaman işler de değişiyor.

Her zaman verdiğimiz bir örnek var aslında. Örneğin Saray Halı markası, ülkemizde birçok kişi tarafından bilinen bir halı markası. Örneğin bir serisi de Anatolia ismine sahip. Siz eğer sarayhalianatolia.* (*, herhangi bir domain uzantısını temsil ediyor) diye bir site açarsanız doğrudan marka tarafından bir dava açılabilir. Burada önemli nokta sektörün aynı olması, markanın doğrudan domainde yer alması ve markanın herkes tarafından bilinen bir marka olması. Ancak sarayhalianatolia üzerinde halı satışı mı yapıyorsunuz, sadece halılarla ilgili tanıtımlar mı var, belki de orijinal siteye yönlendirme bile yapıyor olabilirsiniz; hiç önemi yok.

Aynı örneğe farklı bir açıdan bakalım. Markamız yine “Saray” olsun ama sektörü değiştirelim ve yazılım sektörüne giriş yapalım. Sarayyazilim.* ya da saraybilisim.* gibi domainler satın alacak olursanız biraz önce bahsettiğimiz Halı sektörünün tamamen dışında olacağınız için “Saray Halı” tarafından gelebilecek bir yaptırım olamaz. Bu konuda marka tescil sınıflarını araştırmanızı tavsiye ediyoruz.

Az önceki örneğimizde geçen “Saray” kelimesi bir dilin sözlüğünde bulunabilen bir kelime. Bu nedenle farklı markalarda da kullanılması doğal karşılanabilir. Ancak sözlükte yer almayan, marka için oluşturulmuş firma isimleri (Google, Turkcell gibi) için aynı durumlar söz konusu olmaya bilmekte.

Turkcell markası üzerinden birkaç örnek verelim. İster aynı, ister farklı sektörde olsun, Turkcell gibi sözlükte bulunmayan, hangi firmaya ait olduğu bilinen, tescilli bir ismi kullanmak yine marka ihlali sorunları ile karşı karşıya bırakabilir. Örneğin turkcellservis.*, turkcellkontor.*, turkcellhali.*, turkcellmail.*, turkcellbardak.* gibi birbirinden alakasız herhangi bir domain sahibi olsanız ve içerik olarak orijinalinden çok farklı bir yapı oluştursanız da Turkcell tarafından bir uyarı alabilirsiniz. Ya da mesela, türksel.* ismini aldınız. Burada ne alakası var, yazım tamamen farklı diye düşünebilirsiniz ancak doğrudan markanın okunuşunu kullanmanız dahi marka ihlali olarak değerlendirilebilmektedir.

Ya da örneğin bir mobilya ve aksesuar mağaza zinciri olarak IKEA‘yı da herkes bilir. Aynı zamanda ikea.com.tr üzerinden de online satışı olan bu mağazanın ismini kullanan, aynı zamanda IKEA’nın satışını yaptığı bir ürünün satan ikeamasa.*, ikeaaydinlatma.* gibi bir domaine sahip olmak da hedef müşteri kitlesini yanıltabileceği için yine benzer durumları ortaya çıkarabilmektedir. Bu gibi durumlarda genellikle söylenen örneğin “biz İhsan, Kerim, Emre, Ahmet olarak bu siteyi kurduk IKEA ile alakası yok” gibi bahaneler maalesef yasal süreçlerde işlememektedir.

Domain konusundan biraz uzaklaşıp ülkemizde karşımıza çıkan, yaşanmış ilginç bir örneği de verelim: bu yılın ilk aylarında sonuçlanan Burger King ve Burger Turk davası. Dava Burger King lehine sonuçlandı ve Burger Turk 45 bin TL maddi 10 bin TL manevi tazminat ödedi. Baktığınız zaman evet marka adlarının “burger” kelimesi ortak ama markalar tamamen farklı. Peki kimse Burger ismini kullanamayacak mı dersek aslında herkes kullanabilecek, zaten mahkeme de kararını isimden değil görünüşten dolayı böyle sonuçlandırdı. Burger Turk şubesinde kullandığı markasının simge benzerliği, yazı fontu benzerliği, arka planın kırmızı, yazının beyaz olmasına kadar tüm bu özellikler birleştiğinde bir taklit durumu ortaya çıktı. Ayrıca şube içi tasarımının da benzerliğinden bahsedilmekte.

Tüm bu saydığımız örneklerle de bağlantılı olarak 6 önemli maddeyi sıralamak istiyoruz:

  • Öncelikle tüm değerlendirmelerde “kötü niyet var mı, yok mu” sorusuna cevap aranıyor. Yani siz kötü niyetim yoktu deseniz de burada bakılan nokta bir markanın ismini, popülerliğini kullanarak bundan bir kazanç elde etme çabanız olup olmadığıdır. Yani yine bir örnek olarak neden Saray Halı içeren bir firma kurma çabasına giriyorsunuz da başka bir şey Halı demiyorsunuz gibi.
  • Bir markanın herkes tarafından bilinen, dev bir isim olması önemli bir faktör. Bu durumlarda verilen kararlar genellikle dev isme yakın oluyor. Yani kararlarda asıl denmek istenen “siz zaten Turkcell markasının varlığından haberdardınız, bilerek kötü niyetli bir girişimde bulundunuz”; her ne kadar kötü bir niyetiniz, haksız bir kazanç amacınız olmasa da.
  • Saray adı üzerinden verdiğimiz sektör, marka sınıfı konusu kararlarda önemli. Genellikle bu gibi davalarda zaten aynı sektörde bir kullanım görüyoruz fakat farklı bir marka sınıfında var olan ismi siz ayrı bir sınıfta kullanabilirsiniz. Eğer gerçekten kendi markanızı yaratma amacınız varsa siz de sektörünüzde o ismi tescil ettirmelisiniz.
  • Marka davalarında maalesef bahanelere yer yok. Ben farklı amaç için kullanıyordum, amacım taklit değildi, haksız kazanç aramıyordum, benim kullandığımın orijinali ile alakası yok gibi birçok bahanenin bu gibi durumlarla karşı karşı kalanlar tarafından kullanıldığını görüyoruz. Ancak maalesef bunların hiçbiri işe yaramıyor.
  • Yine bir bahane olarak “bir/birkaç harfi değişik, farklı” gibi durumlar da söz konusu ama yine de şaşırtabilecek bir benzerlik olup olmadığına bakılıyor.
  • İsim değişik olsa da site tasarım ve logo konusunda da aşırı benzerlik durumlarında yine sorun karşınıza çıkabilmektedir.

Siz iyisi mi, diğer hiçbir markaya benzemeyen, sadece size özel bir marka oluşturmaya gayret edin, hiçbir sorunla karşılaşma durumunuz da olmasın.

Not: Yazımızda marka tescili, markaların korunması, marka ihlali gibi konularda bilgi verirken ortaya koyduğumuz örneklerde, örneklerimizi daha iyi açıklayabilmek adına Saray Halı, Turkcell, IKEA gibi tescilli bazı markaların isimlerini geçirdik. Örneklerimiz tamamen hayal ürünü olup adına yer verdiğimiz markalara da teşekkür ediyoruz.

Yazar: Gökberk Durmaz


Weblopedi.net Kurucusu. İnternet sitelerine, teknolojik gelişmelere büyük ilgisi var. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde okuyor.

Gökberk Durmaz Blog Twitter Facebook Google+<

yorumlar:

1 Yorum Yapılmış!

    alim

    Oca 03, 2015

    gerçekten çok güzel bir makale olmuş. çalışmanızı çok beğendim. okumuş insanın hali belli oluyor. http:://www.ukashgenerator.com olarak sizi tebrik eder çalışmalarınızın devamını dilerim

    Cevapla

yorum yapmak ister misiniz?

© 2011 Weblopedi.net - Tüm Hakları Saklıdır
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Site Yazarı Google +: Gökberk Durmaz alexa bilgilerim