Kategoriler
İnternet Webmaster

SEO’nun Getirdiği Kötü Alışkanlıklar

kotu-seo-teknikleriÖnceki bir yazımızda “Sosyal Medya Sayfalarında Sık Yapılan Hatalar“ı anlatırken SEO’nun getirdiği kötü alışkanlıklar diye bir terim kullandık. Evet SEO, artan rekabet ortamında rol oynamak için önemli bir silah olarak kullanılıyor. Fakat bir yandan kullanıcı tarafına kötü yansıyan alışkanlıkları da doğurduğunu söylememiz lazım. Kullanıcıları arama motorlarından kapmak isteyen sitelerin anlamsız içeriklerine sıkça maruz kaldığımız çok açık.

Google ve diğer arama motorları her bir arama sonucu karşısına en iyi şekilde sonuçlar çıkarabilmek için çok karmaşık algoritmalar kullanmakta. Burada bir arama sonucu ile ilişkilendirilen belki de milyonlarca farklı sayfanın Google’ın hangi koşullarına göre nasıl sıralandığını kimse bilmiyor diyebiliriz. Evet, bazı ipuçları, tahminler, deneme yanılma yöntemi ile elde edilen bilgiler mevcut olsa da her şeyin aslı Google’da gizli. SEO yani arama motoru optimizasyonu ise bizlerin bildikleri doğrultusunda gerçekleştiriliyor. Burada temel amaç arama motorunun sonuçlarında daha üst seviyelere çıkabilmek. Ama bu hit, ziyaretçi kaygısı kötü alışkanlıklar edinilmesine sebep oldu.

Peki nedir bu kötü alışkanlıklar? Öncelikle bir anahtar kelime tutkusu var. Arama sonuçlarında üst sıraları kapılmak istenen kelimeler bir sonuç sayfasına ya da internetteki başka herhangi bir mecraya dolduruluyor. Hem de anlamsız şekilde. Örneğin A dizisinin son bölümü mü paylaşılacak? Başlanıyor A dizisi izle, A dizisi son bölüm izle, A dizisi hemen izle, A dizisi full izle vs. Bu şekilde türetilen söz grupları art arda anlamsız şekilde yazılarak bir paragraf oluşturuluyor. Kullanıcı gözünden hiçbir anlamı yok. Kullanıcıya bir şey ifade etmemekle birlikte yalnızca arama motoru kaygısı güdülerek oluşturulmuş bir şey. Bu tip anlamsız metinleri hem internet sitelerinde, hem de Facebook, Twitter, LinkedIn gibi aklınıza gelebilecek tüm sosyal medya sayfalarında görmeniz mümkün. İşin en hüzünlü tarafı ise bunları yapan yalnızca üst sıraları kapmaya çalışan küçük, amatör siteler değil. Hukuki sebeplerle şimdi adını vermek istemediğimiz dev haber sitelerinin de bu tip yöntemler izlediğini biliyoruz.

İnternet dünyasının ikinci kötü alışkanlığı ise sahte içerik. Özellikle belli bir dönem araması popüler olacağı düşünülen bir kelime grubu için önceden davranmak isteyenler sahte içeriği piyasaya sürebiliyorlar. Örnek vermek gerekirse eğer 2015 yılında LYS sınavı olacak ve sonuçları belli bir tarihte açıklanacak. Özellikle bu tarihe kadar birçok internet sitesinin “2015 LYS sonuçları açıklandı!” diye içerik girdiğini görebiliyoruz. Bir açıklama olmadan sırf açıklandı başlığı ile milyonlarca kişinin ilgisini çekebiliyor bu sayfalar. Ama bir yandan etiğe önem veren kişiler olarak sahte sayfa oluşturulduğunu da unutmamamız lazım. Ya da vizyona bir film giriyor. Hemen video sitelerinde, internet sitelerinde, bloglarda “B filmi full HD izle” diye sayfalar çıkıyor. Biraz daha işi büyüten kişiler herhangi bir dizinin bir bölümünü koyup başlık olarak B filmi yazabiliyorlar. Evet, yine sahte bir içerik. Google bunları ayırt edebilir mi? Hayır. Peki bu sahte içerikler onlara kazanç sağlıyor mu? Tabii ki evet.

Bu anlattıklarımızda site sahipleri yüzde yüz suçlu demiyoruz. Çünkü SEO kavramı bizleri buna zorluyor aslında. Bununla birlikte site sahipleri kaliteli, orijinal içeriğe yeterince önem vermemeye başladılar. Artık “SEO” yapmanın içerik üretmeye kıyasla daha ön plana alındığını görebiliyoruz. Bu da SEO’nun bizlere getirdiği bir diğer kötü alışkanlık aslında.

SEO kötü bir şey değil. SEO internet siteleri için bir gereklilik. SEO aslında arama motoruna uygunluğun yanında, bu uygunluk kriterlerini doğru algılarsak eğer, insanlara da uygunluk demek. Belki de burada en önemli olan; gerçek okuyucularımıza, gerçek ziyaretçilerimize karşı kötü bir yön yansıtmamak.

Yazar Gökberk Durmaz

Weblopedi.net Kurucusu. İnternet sitelerine, teknolojik gelişmelere büyük ilgisi var. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde okuyor.

“SEO’nun Getirdiği Kötü Alışkanlıklar” için 4 yanıt

Gerçekten çok doğru bir konuya değinmişsiniz açıkcası bende askerlik, memurluk vs. türü aramalarımda sıkça arama motorları için oluşturulmuş ve içi reklam dolu olan bir sürü siteye denk geliyorum. Bunlar hem çöplük gibi hemde kaliteli içeriğin öne çıkmasını engelliyor. Bence başka şeyler yapmak daha doğru olur böyle google gibi herşeyi içinde barındıran bir arama motoru değilde sadece bir konuya yoğunlaşmış niche arama motorları şeklinde bence bunları azaltacaktır diye umuyorum. Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler görüşmek üzere…

seo yu da anlatır mısınız sizden ricam tabi ricam saolasınız teşekkür ederim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*